“Sessiz Düşman” hipertansiyona dikkat

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Rıfat Bozkuş, hipertansiyonun uzun süre belirti vermeden böbrek, beyin, kalp ve damar sistemine zarar verebildiğini bu yüzden belirli aralıklarla ölçülmesi gerektiğini söyledi.

Ayşegül Yıldız

Damar içindeki kanın, damar duvarına yaptığı en büyük basınca büyük tansiyon, en küçük basınca küçük tansiyon denir. Büyük veya küçük tansiyonun normalden fazla olmasına hipertansiyon denilir. Hipertansiyonun, diğer bir adıyla yüksek kan basıncı olduğunu belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Rıfat Bozkuş, uzun süre belirti vermeden böbrek, beyin, kalp ve damar sistemine verebileceği hasar nedeniyle “sessiz düşman” olarak da anıldığını söyledi.

Giderek artıyor

Hipertansiyonun 40 yaş üstünde daha sık görüldüğünü ifade eden Uzm. Dr. Rıfat Bozkuş,  günümüzde değişen yaşam tarzı değişiklikleri nedeniyle nerdeyse her yaş grubunda görüldüğünü ve 40 yaş altında görülme sıklığının giderek arttığını belirtti.

Hipertansiyonun nedenlerine değinen Bozkuş, şu açıklamaları yaptı: ”Hipertansiyon hastalarının yüzde 95’inde kesin neden bilinmemekle beraber bazı nedenleri şu şekilde açıklayabiliriz. Günlük yüksek tuz alımı, stres, obezite, ailede hipertansiyon öyküsünün bulunması gibi genetik faktörler, şeker hastalığı, hareketsiz yaşam tarzı, kalsiyum, potasyum, magnezyum gibi elementler içeren besinlerin günlük olarak yetersiz tüketilmesini sıralayabiliriz. Öte yandan yüzde 5’lik kısmında tiroit hastalıkları, böbrek üstü bezi tümörleri, böbreğe giden damarlarda daralma, aort darlıkları, genetik bozukluklar da hipertansiyonu tetikleyici faktörlerdendir. Doğum kontrol hapları, bazı ağrı kesici türleri de kan basıncını yükseltip, hipertansiyona neden olmaktadır. Nedeni belirlenen hipertansiyon hastalarında altta yatan hastalığın tedavisi durumunda hipertansiyon düzelebilmektedir. Hastaların büyük bir kısmında nedeni belirlenemese de yüksek kan basıncı mutlaka kontrol altına alınmalı ve hipertansiyon nedenleri iyi araştırılmalı ve kan basıncı ideal düzeye düşürülmelidir.”

Belirli aralıklarla ölçülmesi gerekiyor

Hipertansiyonun sıklıkla belirti vermediğini bu nedenle rutin kan basıncı ölçümünün çok önemli olduğunu dile getiren Bozkuş, “Hipertansiyon yıllarca hiç belirti vermeden böbrek, beyin, kalp ve damar sistemine hasar verebilmektedir. Bu nedenle belli aralıklarla kan basıncınızı ölçtürmeniz gerekir. En belirgin hipertansiyon belirtileri arasında aşırı yüksek kan basıncına bağlı olarak baş ağrısı, baş dönmesi, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, görmede bozukluk oluşabilir. Ayrıca hipertansiyon belirtileri arasında; halsizlik, yorgunluk, burun kanaması, kulaklarda çınlama, yürüme ve merdiven çıkmada zorlanma, bazen çok sık idrara çıkma, gece uykudan uyanıp idrar yapma, bacaklarda şişlik olabilir.

Hipertansiyon belirtilerinden biri ya da birkaçı hissedildiğinde mutlaka bir doktora başvurulmalıdır.” İfadelerini kullandı.

Acil hipertansiyonda mutlaka hastaneye gidilmeli

Hipertansiyonda dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli konunun acil hipertansiyon olduğunun altını çizen Bozkuş, “Kan basıncının çok yükseldiği durumlar acil hipertansiyon durumudur. Bu durumlarda; çift görme, görmede bozulma, dilde peltekleşme, yüzde veya vücutta karıncalanma, kollar veya bacaklarda güç kaybı(felç), göğüs ağrısı gibi belirtiler söz konusu olup, organ hasarından korunmak için mutlaka acile başvurmak gerekir.“ dedi.

Dikkat edilirse hipertansiyon düzelebilir

Hipertansiyon tedavisine değinen Bozkuş, şunları söyledi: “Tuz tüketiminin azaltılması, sağlıklı ve dengeli beslenme özellikle akdeniz tipi beslenme, fazla kiloların verilmesi, düzenli egzersiz, kahve ve çay tüketimin azaltılması, yeterli su alımı ve stresin azaltılması ile birlikte birçok hastada ilaca ihtiyaç kalmamakta ya da kullandığı ilaç sayısı azalmaktadır.

Öte yandan hastaların küçük bir kısmında (yüzde 5) yukarda bahsi geçen hastalıkların tedavisi durumunda hipertansiyon düzelebilmektedir.”

Organlara zarar verebiliyor

Bozkuş, “Hipertansiyon belirti verse de vermese de yıllar için kan damarlarına yaptığı fazla basınç nedeniyle doku ve organlara zarar verir. Kontrolsüz hipertansiyon durumunda organlara verdiği zarar artmaktadır.

Yüksek tansiyon nedeniyle organları besleyen damarlarda tıkanma, genişleme veya yırtılma meydana gelebilir. Hipertansiyon organlara giden kan akışını bozarak organ yetmezliklerine neden olabilir.

Hipertansiyon çok ciddi komplikasyonlara neden olan kronik bir hastalıktır. Kalp ve damar sağlığının bozulmasına neden olabilir. Kalp, damarlar, böbrekler, beyin ve gözleri olumsuz etkiler. Tedavi edilmediğinde ölüme bile yol açabilir.

  • Atardamarlar tahrip olur
  • Kalbin büyümesine,
  • Felce (inme),
  • Görme bozukluğu ve körlüğe,
  • Beyin kanamasına neden olabilir.
  • Kalp krizi geçirme riskini arttırır
  • Böbreklerin işlevlerinde bozulmalara yol açabilir hatta böbrek yetmezliğine neden olabilir.
  • Atardamarların tıkanmasına neden olduğu için tedavi edilmediğinde bacakların kaybına neden olabilir.” şeklinde konuştu.
Paylaş
123456

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.