Mevsimsel depresyon belirtileri nelerdir ve nasıl geçer?

Uzman Klinik Psikolog Cansu Yurtseven, mevsimsel depresyona karşı gün ışığını, yeme ve uyku düzenine dikkat edilmesini, sosyalleşmeyi önerirken; işlevselliğin ciddi anlamda düştüğü, yeme-uyku bozuklukları kendini göstermeye başladığı zaman mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini belirtti.

Ayşegül Yıldız

Günlerin kısalmasıyla birlikte kendini gösteren mevsimsel depresyon özellikle sonbahar ve kış aylarında görülmektedir. Uzman Klinik Psikolog Cansu Yurtseven, mevsimsel depresyonun temel sebeplerinden birinin beyinde salgılanan serotonin ve melatonin seviyelerinin mevsim geçişlerinde farklılık gösterdiğini, bu farklılığın da kişinin ruh halinde değişimlere neden olduğunu söyledi.

Mevsimsel depresyonun belirtileri nelerdir?

Özellikle depresif kişilerde daha fazla görülen mevsimsel depresyonun belirtilerini Yurtseven şöyle açıkladı:

  • Ağlama nöbetleri
  • Mutsuz ve agresif olma
  • Hareket etmek istememe
  • İçsel motivasyonda azalma
  • Sosyallikten keyif almama ve içe kapanma
  • Anksiyete belirtileri
  • Devamlı uyku hali
  • Yapılan hiçbir şeyden keyif almama
  • Huzursuzluk
  • Psikomotor yavaşlama
  • Ölüm düşünceleri
  • Yeme problemleri
  • Dikkat problemleri
  • Cinsel problemler

Yurtseven, mevsimsel depresyonu diğer depresif bozukluklardan ayırmak için dikkat edilmesi gereken noktaları şu şekilde belirtti:

  • Minimum 2 yıl süreyle meydana gelen belirtilerin aynı şekilde görülmesi,
  • Mevsimlik ilişkiyi işaret eden iki depresyon döneminin varlığı,
  • Meydana gelen depresyonlu dönemin ardından depresyon belirtilerinin ortadan kalktığı dönemler yaşanması ve
  • Bu duygu durum değişikliklerini açıklayabilecek başka bir nedenin olmaması gerekir.

Mevsimsel depresyon tedavisinde 3 temel yoldan faydalanılıyor

Yurtseven, “Mevsimsel depresyon süresi, genellikle depresyonu yaşayan kişiye ve meydana gelen depresyonun yoğunluğuna göre farklılık gösterir. Genel olarak yazın bitişi ile kendini göstermeye başlayıp kış aylarının sonuna kadar devam edebilmektedir. Bu süreçte destek almak önemlidir. Ancak diğer tüm ruhsal bozukluklarda olduğu gibi mevsimsel depresyonda da destek alma sürecine işlevselliğin ciddi anlamda düştüğü, yeme-uyku bozuklukları kendini göstermeye başladığı zaman mutlaka başvurulmalıdır.” dedi.

Yurtseven, kişisel özellik ve farklılıklara göre konulan tanı için uzman tarafından 3 temel tedavi yönteminden faydalanıldığını ifade etti.

Fototerapi(Işık terapisi):

Bu terapide özel olarak üretilmiş ışık kutularından faydalanılmaktadır. Bu terapinin oluşma nedeni mevsimsel depresyonun genellikle kış aylarında meydana gelmesinin gün ışığının azlığına bağlanmasıdır. Dolayısıyla ışık kutuları sayesinde ışığı arttırdığımızda semptomlarda azalma gözlemleniyorsa bu tedavi sürdürülür.

Psikoterapi:

Bu tedavi yönteminde kişi başvurduğu uzmanla birlikte yaşadığı zorluğu anlamaya ve tanımaya çalışır. Bu doğrultuda uzman desteğiyle birlikte mevsimsel depresyonun etkilerini ve nedenlerini de öğrenerek bununla başa çıkmaya çalışır.

İlaç tedavisi:

Mevsimsel depresyonun meydana gelmesi serotonin ve melatonin hormonlarındaki değişimlerle ilgilidir. Bu nedenle kullanılacak ilaçlar bu hormonları dengelemeye yardımcı olacaktır.

Mevsimsel duygu durum değişikliğine karşı neler yapılabilir?

Mevsimsel depresyona karşı Yurtseven, şu önlemlerden bahsetti:

– Kapalı alanlar yerine açık alanları tercih etmeli, gün ışığı alabileceğimiz koşulları yaratmalıyız. Tüm günümüz işte geçiyorsa da araları, iş çıkışlarını ve tatil günlerini gün ışığı alabileceğimiz yerlerde planlayabiliriz.

– Bu süreçte uyku oldukça önemlidir. Bu nedenle uyku öncesi ağır yiyeceklerden, kafein tüketmekten ve teknolojik aletlerle çok uzun zaman geçirmekten kaçınmalıyız.

– Keyif veren etkinlikler belirlemek, hobiler yaratmak önemlidir.

– Sosyallik önemli bir yere sahiptir. Arkadaşlara, sosyal ilişkilerimize zaman ayırmalıyız.

– Gün içerisinde ufak yürüyüşler önemli bir yere sahiptir.

– Yeme düzenimize ve alışkanlıklarımıza dikkat etmeliyiz. Çok ağır ve karbonhidrat içeren besinlerden kaçınmalıyız.

– Var olan problemlerimizin hemen-hepsini çözüme kavuşturmak zorunda değiliz. Adım adım, zamana yayarak, daha planlı çözümler üretmeye özen gösterebiliriz.

 

Paylaş
123456

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.