Eminönü gezi rehberi – Eminönü’nde nereye gidilir, ne yapılır?

Eminönü, İstanbul’un Fatih ilçesine bağlı bir semt. Eskiden  Eminönü de bir ilçe iken daha sonra Fatih ilçesine bağlanmıştır. Tarihi Yarımada olarak bilinen bu gölge İstanbul’un merkezi konumundadır. Metro, tramvay, otobüs ve vapur hatlarının bulunduğu bu bölge birçok noktaya ulaşımda kolaylık sağlıyor. Vapur hatları ile 10 dakikada Üsküdar’a 20 dakikada ise Kadıköy’e rahatlıkla ulaşılabiliyor. Tramvay hatları ile metrobüse ve birçok otobüs durağına ulaşım yapılabiliyor.  Ayrıca bu bölgede ulaşımı kolaylaştıran bir diğer hareket noktası ise Marmaray’dır.

Türkiye’ye gelen yerli ve yabancı turistlerin en gözde ve vazgeçilmez gezi rotalarından biri şüphesiz Fatih, yani Eminönü bölgesidir.  Bu yazımızda Beyazıt’tan başlayıp Karaköy’e kadar uzanan bir gezi planı sunacağız. Yemeden içmeye, tarihten kültüre, eğlenceden dinlenmeye birçok etkinliği yapmaya olanak sağlayan bölgede seçimler size ait. Turumuza Beyazıt noktasından başlayarak adım adım ilerleyeceğiz. Belirlediğimiz bu bölgeyi gezmeye bir gün yeter mi bilemeyiz ama bahsetiklerimizden istediklerinizi seçebilir veya hızlı bir tur gerçekleştirebilirsiniz. Güne erken başlamayı unutmayın.

İlk durak Beyazıt Meydan :

Otobüsten, tramvaydan ve metrodan indikten sonra ilk karşılaşacağınız yerdir. Beyazıt Meydan’ını yılın dört mevsimi terk etmeyen güvencinleri görmek, onlara yem atmak, güvencinlerle fotoğraf çektirmek insana ayrı bir mutluluk veriyor. Fotoğraflarda gördüğünüz o meşhur güvercinli meydan evet Beyazıt Meydanı. Beyazıt’ta bir ezan vakti oturduğunuzda çevredeki camilerin sesini duymanız mümkün. Beyazıt Cami, Süleymeniye Cami ve Sultanahmet Cami’den gelen ezan seslerini buradan dinleyebilirsiniz.

İstanbul Üniversitesi’ne ait olduğunu bildiğiniz o tarihi ana kapıyı da yine burada görmeniz mümkün. Meşhur İstanbul Üniversitesi ana kapı Beyazıt Meydanı’nda hemen karşınızda. Sizde ana kapıyı ister arkanıza alın ister sadece onu çekin ama sizde bu tarihe tanıklık edebilirsiniz. Bu bölge her ne kadar turistik bir bölge olsa da tam olarak bir öğrenci bölgesidir. İstanbul Üniversitesi Hukuk, İktisat, Edebiyat, Eğitim, İletişim Fakülteleri Beyazıt’ta bulunuyor. Meydandan yukarı doğru çıktığınız zaman sırasıyla bu fakülteleri de görme şansınız mevcut.

Beyazıt Meydan merdivenlerini yukarı çıkıp, fakülte yollarının arasından ilerlediğiniz zaman sıradaki durağımıza uğrayacağız.

Süleymaniye Cami

Süleymaniye Cami, Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1550 yılında Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Mimar Sinan’ın kalfalık eseri olarak bilinmektedir. Kanuni Sultan Süleyman’ın ve Hürrem Sultan’ın kabirleri Süleymaniye Cami külliyesinde yer alıyor. Ayrıca Mimar Sinan’ın türbesi de burada bulunmaktadır. Gelmişken ziyaret edebilirsiniz.

Süleymnaiye Cami’nin arka bahçesi Galata Köprüsü ve deniz manzarasnı görmeniz mümkün.

Süleymaniye Cami bölgesinde bulunan Yazma Eserler Kütüphanesi’ni, Süleymaniye ara sokaklarını gezebilir, buradaki farklı havayı hissedebilirsiniz. Ara sokaklarda yer alan eski ahşap binaları, mimarilerini gözlemleyebilrsiniz.

Tarihi Süleymaniye Kuru Fasulyesi

Süleymnaiye Cami’nin hemen karşısında bulunan Tarihi Süleymnaiye Kuru Fasulyesi’nin tadına bakmadan olmaz. Ayrıca Osmanlı dönemine ait yemekleri de atadabilmeniz mümkün.

Süleymaniye Cami’den geri dönerken uğramanızı istediğimiz bir yer daha var.

Vefa Bozacısı

Yağmurlu havaların, soğuk kış günlerinin vazgeçilmez tatlarından biri bozadır. Bozayı kendi yerinde içmek, gerçek lezzetini tatmak isterseniz Vefa Bozacısı’na mutlaka uğrayın deriz. Vefa Bozacısı’nın karşısında bulunan kuruyemişçiden leblebinizi veya leblebi tozunuzu almayı unutmayın. Bozayı leblebi ile birlikte tüketmek ayrı bir tat veriyor. Bozayı leblebi ile yemek bir kültür haline gelmiş.

Vefa Bozacısı’nın hemen karşısında bulunan Sevda Gazozcusu‘nu da ziyaret edebilir, geçmişten günümüze gelen gazozları görebili, tadına bakabilirsiniz.

Birçok ünlü ismin okuduğu tarihi Vefa Lisesi’ni de yine bu bölgede görebilirsiniz.

Unkapanı Pilavcısı

Tavuklusu, nohutlusu, sadesi.. Bu pilavın her biri ayrı güzel. Tarihi Unkapanı Pilavcısı’nı Vefa Bozacısı’na giderken yol üzerinde görebilirsiniz. Açık ayranı ile birlikte burada mutlaka pilavın tadına bakmalısınız. Eğer açsanız ve pilavınızı yedikten sonra boza içmeye gidebilirsiniz.

Süleymaniye Çikolatacısı

Damak lezzetlerine başvurmuşken Süleymaniye Çikolatacısı’ndan bahsetmeden olmaz. Vefa Bozacısı’ndan geri dönüp Vezneciler metro istasyonuna doğru giderken İstanbul Adalet Adalet Meslek YÜksekokulu’nun kaşısında yer alan Süleymeniye Çikolatacısı. Burada çeşit çeşit çikolataların tadına bakabilir, sıcak ve samimi olan ortamın akahvenizle eşlik edebilirsiniz. Kahvenizin yanında gelen küçük şiir kartları da durumu daha bir özelleştiriyor.

Burada adını geçmeden edemeyeceğimiz, adını geçmezsek kendisine haksızlık edeceğimiz, tarihi unutacağımız bir yer daha var. İstanbul’da hala varlığını devam ettiren kalaycılık. Bozdoğan Kemeri’nin geçtiği noktada bulunan hala kalaycılık yapan, haberlere konu olan kalaycı amcanın mekanını görebilirsiniz.

Sahaflar Çarşısı

Bsşladığımız noktaya geri geldiğimizde bizi burada bekleyen ilk durak Sahaflar

Çarşısı. Burada kitapların kokusunu almak sizin için çok hoş olacak. Sahafçıların samimi ortamı, kedilerin sahafçılar kadar ev sahipliği yapması, eski dergi ve kitapları burada gördükçe hiç çıkmak istemeyeceksiniz.

Sahaflar Çarşısı’ndan çıktıktan sonra karşınızda sizi Kapalıçarşı bekliyor.

Kapalı Çarşı

Dünyanın en büyük ve en eski kapalı çarşısı olma özelliğini taşıyan bu yer Beyazıt’ta tarihe meydan okuyor. Kapalı Çarşı, Fatih Sultan Mehmet zamanında inşa ettirilmiştir. Muhteşem mimarisiyle yılların tarihini gözler önüne seren Kapalı Çarşı sizleri bekliyor.

Gülhane Parkı

Kapalı Çarşı’dan ayrılıp yolumuza devam ediyoruz. Huzur dolu ortamıyla, insana dinginlik katan yeşiliyle, neşe veren kuş sesleriyle Gülhane Parkı mutlaka gezilecek yerlerden bir tanesi. İlkbaharda laleleriyle sonbaharda yaprak dökümüyle her mevsim güzel olan Gülhane Parkı kışın kar yağdığı zaman çok güzel manzaraları gözler önüne seriyor.

Sirkeci Garı ve İstanbul Demiryolu Müzesi

Eminönü’ne doğru ilerlerken uğrayacağınız bir diğer durak ayrılıklara, vedalara, filmlere konu olmuş, kavuşmalara şahit olmuş Sirkeci Garı. Sirkeci Tren Garı içinde bulunan ve ziyarete ücretsiz olan Demiryolu Müzesi’ni de görebilirsiniz. Müze pazar, pazartesi ve bayram günleri haricinde her gün ziyarete açıktır.

Eminönü‘nde balık ekmek

Bu kadar yeri gezip, Eminönü’ne de gelip burada bir balık yememek olmaz. Eminönü‘deki balık ekmek teknelerinin kaldırılması son günlerde tartışılırken buradaki lezzeti son kez tatma fırsatınız varken geç kalmayın.

Osmanlı lokması

Eminönü‘nde balık ekmek yedikten sonra tatlı olarak Osmanlı lokması yemeye ne dersiniz?

Galata Köprüsü’nde balık tutuan balıkçıları, vapurları, uçuşan martıları izleyebilirsiniz.

Eminönü Yeni Cami

Eminönü sahilin karşı tarafında bulunan Eminönü Cami’ni ziyaret edebilirsiniz. Bahçesindeki güvercinleri izleyebilirsiniz.

Mısır Çarşısı

Yeni Cami’nin yan tarafında bulunan Mısır Çarşısı muhteşem baharatlarıyla ziyaretinizi bekliyor.

Günün yorgunluğunu atmak için gün sonunu Eminönü’de bulunan teras kafelerden birinde çay keyfiyle veya yorgunluk kahvesiyle sonlandırabilirsiniz.

Eminönü bölgesinde birçok teras kafe yer alıyor. Bu teras kafelerden birinde Galata manzaralı bir fotoğrafı da gezi notlarınıza ekleyebilirsiniz.

Bu bölgede Sultanahmet Cami, Yerebatan Sarnıcı, Gülhane Parkı, Arkeoloji Müzesi, Topkapı Sarayı, Ayasofya ve birçok müze bulunuyor. Bunların hepsini gezebilmek için elbette bir gün yeterli değil. Bu yerler için de ayrıca bir plan yapmalı ve kalan yerleri gezmelisiniz. Bu bahsettiklerimiz daha geniş çaplı bir gezi olduğu için biz genel olarak bir güne sığdırabilecek olan durakları ele aldık. Faydalı olması dileğiye.

Paylaş
123456

1 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.