Bağışıklık sistemi için vitaminleri korumak gerekiyor

Besinlerin içeriğindeki bağışıklık için önemli olan maddelerin genelde ısıl işlem sonucunda büyük kayıplara uğradığının altını çizen Dyt. Özpınar, “Pişirerek tüketmemiz gereken besinleri mümkün olduğu kadar fırında, nemli ısıda, haşlama veya az yağda pişirme teknikleriyle hazırlamalıyız.” dedi.

Ayşegül Yıldız

Bağışıklık sistemi, insan vücudunu gözle görülemeyen zararlı mikroorganizmalardan (bakteri, virüs gibi) ve bunların ürettiği toksinlerden korumakla görevli vücudun sindirim sisteminden sonraki en büyük sistemidir. Bağışıklık sisteminin hiç ara vermeden çalıştığını ve temelinin doğum esnasında atıldığını söyleyen Diyetisyen Şeydanur Özpınar, “9 ay boyunca steril bir ortamda kalan bebek, doğum kanalına girmesiyle birlikte ilk mikroorganizmalarla tanışmakta ve vücut ilk bağışıklık cevabını oluşturmaktadır. Ardından anne sütüyle bu süreç desteklenmekte ve yeni mikroplar tanıdıkça kendini geliştirmektedir.

Bağışıklık sisteminde ufak bir aksaklık olduğunda basit enfeksiyon hastalıklarından (soğuk algınlığı gibi) kronik hastalıklara kadar pek çok hastalık grubuna yakalanma ihtimalimiz artmaktadır. Hatta var olan kronik rahatsızlıklar esnasında (örneğin kanserde) düşen bağışıklık, hastalığın seyrini de direkt etkileyebilmektedir.” dedi.

Pişirme ve haşlama yönteminde vitamin kaybı oluyor

Besinlerin içeriğindeki bağışıklık için önemli olan maddelerin genelde ısıl işlem sonucunda büyük kayıplara uğradığının altını çizen Dyt. Özpınar şu bilgileri verdi: “Pişirerek tüketmemiz gereken besinleri mümkün olduğu kadar fırında, nemli ısıda (tencere yemeği), haşlama veya az yağda pişirme yöntemleriyle hazırlamalıyız.

Sebzelerin ve tahılların içinde bulunan ve bağışıklık sistemimizde aktif olarak görev alan suda çözünür vitaminler (B grubu ve C vitaminleri) genellikle haşlama suyuna geçmektedir ve ardından dökülmektedir. Sonucunda ciddi vitamin mineral kayıpları olmaktadır. Böyle bir durum için tavsiyemiz genellikle sebzeleri az su ile haşlamaktır. Makarna sularından makarna sosları hazırlanması da sıklıkla tercih edilen yöntemlerden birisidir.

Besinleri kızartmak ise en tehlikeli pişirme yöntemlerinden birisidir. Kanserojen olup bağışıklığı ciddi ölçüde etkileyen akrilamid denilen bir grubun oluşmasına sebep olan kızartma yöntemi, ilerleyen süreçte birçok kronik hastalığı da beraberinde getirmektedir.

Diğer bir problem de meyve suyu yaparken meydana gelen kayıplardır. Mümkün olduğu kadar meyveleri posasıyla birlikte, yani suyunu sıkmadan tüketmek gerekmektedir. Kabuğunu soyduktan sonra uzun süre açıkta bırakmak C vitamininin yüzde 50’sinin kaybolmasına neden olmaktadır. “

Gıdaların ne zaman tüketildiği önemli

Bağışıklık sistemi için mucize besin aramamak gerektiğini, tek başına tüketilen besinlerle sistemin güçlü tutulmasının mümkün olmadığını belirten Özpınar, sebze ve meyvelerin mevsiminde tüketilmesini önerirken, yaz mevsiminde tüketilen portakalın faydasından önce potansiyel zararları olduğunu söyledi.

Özpınar, “Doğru beslenme için tabağımızı dört gruba ayırmamız gerekmektedir. Her ana öğünde süt grubu, et grubu, tahıl grubu ve sebze/meyve grubu muhakkak bir arada bulunmalıdır.

Süt grubu içerisinde; süt, yoğurt, kefir, ayran, cacık

Et grubu içerisinde; peynir, yumurta, kırmızı/beyaz et, balık

Tahıl grubu içerisinde; ekmek, makarna, pilav yer almaktadır.

Özellikle kahvaltıda tüketilen kuru meyveler barsak hareketlerini desteklerken,  güne daha zinde başlamayı sağlamaktadır.” ifadelerinde bulundu.

 

 

Paylaş
123456

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.