2 yaş bir sendrom mu? Bu dönemde çocuklara nasıl davranılmalı?

Çocuk Gelişimci ve Aile Danışmanı Sevim Seda Atılgan, çocukların 2 yaş döneminde birey olduklarını hissetmek, her şeyi kendilerinin başarmak istediklerini ifade etti. Atılgan, bu dönemde çocuklara nasıl davranılması gerektiği yönünde önerilerde bulundu.

Ayşegül Yıldız

Sendromun sağlıkla ilgili bir rahatsızlık olduğunu bu yüzden 2 yaş için sendrom değil 2 yaş çocuğu denilmesinin daha doğru olduğunu belirten Çocuk Gelişimci ve Aile Danışmanı Sevim Seda Atılgan, her yaşta çocukların farklı gelişimsel özellikler gösterdiğini belirtti.

Çocuklarda yaklaşık 18. aydan başlayıp, 20’li aylarda daha da belirginleşen değişiklikler görüldüğünü söyleyen Atılgan, 2 yaş çocukluğu için şunları söyledi: “2 yaş çocuğu artık birey olduğunun farkına varmıştır. Artık kendisinin de var olduğunu kabul ettirmek ister. Her konuda ‘ben yapacağım, kendim, ben…’ le başlayan cümleler duyarız. Öfkelenir, her şeyi kendi başarmak ister, yapamayınca yine öfkelenir. Ağlama krizine girer. Bu öfke krizlerinin sebebi çocuğun henüz üst beyninin gelişme aşamasında olmasıdır. Ve çocuğun vurgulamak istediği bir şey vardır: ‘Ben de buradayım!’”

Sınırlarınızı ölçmek istiyorlar

‘Eyvah çocuğum 2 yaş sendromuna girdi!’ diye panikleyen ailelere Atılgan şu önerilerde bulundu: “Ailelere düşen, öncelikle bunun bir sendrom olmadığını, normal bir gelişimsel süreç olduğunu kabul etmektir. Bu dönemde çocuklara olabildiğince sabırlı, anlayışlı ve şefkatli yaklaşmak gerekir. Biliyorum ki hepimiz ebeveynler olarak bazen, çocuğun sabrımızın sınır noktalarında dolaştığını düşünürüz. Bu doğru tespittir. Çünkü gerçekten de sınırlarınızı ölçmek, nerede neye çok kızıp neye daha az kızdığınızı görebilmek isterler. Onlarla inatlaşmak, tersleyip bağırmak yerine, her durumda etkili bir iletişimle çocuğa yaklaşmak gerekir.”

Meraklarını giderin, sorumluluk verin

Çocukların 2 yaş döneminde bağımsızlaşıp meraklarının arttığını ifade eden Atılgan önerilerine şöyle devam etti: “Bu dönemde onun cesaretini kırıcı çıkışlarda bulunulmamalı, gelişim seviyesine uygun cevaplarla merakı giderilmelidir. Ona yavaştan günlük hayatta giyecek, yemek vs. konularında seçenekler sunarak, kendi iradesiyle bir şeyi seçebileceği, bunun sorumluluğunu alabileceği gösterilmelidir. Küçük ev işlerinde (yemek masasına tabak götürme, çamaşır asarken yardımcı olma vs. gibi) size yardımcı olmasını sağlayarak onun da bir birey olduğunu hissettirebilirsiniz. ‘Yapma, koşma’ gibi olumsuz yönergeler yerine, ‘biraz daha yavaş yürür müsün?’ şeklinde ifadeler kullanmak daha doğrudur.

Bir şeyi yapmada başarısız olup sinirlendiyse onun öfkesini sakinleştirmesine yardımcı olup ‘haydi gel bir daha deneyelim’ şeklinde cesaretlendirmek gerekir. Bir şeyi almak istedi fakat siz buna izin vermeyip hayır dediyseniz, o ‘hayır’ ın sebebini mutlaka çocuğa anlatmalısınız. Örneğin, ‘Bunu almayı çok istediğini biliyorum, fakat bu yiyecekler senin karnını ağrıtabilir yani zararlı, istersen şuradaki sağlıklı atıştırmalıklardan alalım ne dersin?’ şeklinde bir cümle kurulabilir.”

2 yaş döneminin, tüm yaşlarda olduğu gibi normal bir durum olarak kabul edilmesi gerektiğinin altını çizen Atılgan, “Ebeveynler bu dönemdeki tedirginliklerini üzerlerinden atmak için doğru bilgiler ve kitaplar okumalı, çocuğun gelişim sürecine doğru katkılar sağlayabilmelidir. Çünkü bir çocuğun gelişiminde en önemli şeylerden biri de aile eğitimidir.” dedi.

Paylaş
123456

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.